17 Nisan 2012 Salı

Sokak Fotoğrafçılığı Teknikleri

Sokak Fotoğrafçılığı Teknikleri


Belki de, fotoğrafçılığın çıkış noktasıdır sokak fotoğrafçılığı. Bir sokak fotoğrafçısı için belirlenmiş bir konu sorunu olmadığından, hatta sokakların yaşamı çevreleyen birimlerin yerleşim alanı olduklarını düşünecek olursak, sokak fotoğrafçıları hiçbir zaman fotoğraflarını çekmeden önce konu hakkında uzun uzadıya düşünmek zorunda kalmazlar. Zaten insan yaşamının içindedirler. Bir diğer deyişle, onların objektifi genellikle yaşamın kendisine çevrilidir. Etrafımızdaki çoğu insandan farklı olarak, bakmak ile görmek fiillerinin ayrımını çoktan yapmışlardır. Bu yazımda da, sizlere sokak fotoğrafçılığına dair ipuçlarını vermeye çalışacağım.


Sokak fotoğrafçısı, insanların hayatını daha iyi gözlemleyebilen bir karaktere sahip olmalıdır. Dahası, tıpkı bir Zen üstadı gibi sabırla bekler, sonrasında yay en gergin konumundayken, ok yayı henüz terk etmek üzereyken fotoğraflayıverir. Biliyordur ki, bir an sonra çekmek isteyeceği kare orada olmayacaktır. Zaman devinimine devam edecek ve aynı ışık altında bir başka fotoğraf çekemeyecektir.


İlk kural: Fotoğraf makinenizi yanınıza alın ve yolları arşınlamaya başlayın. Üzerinizde etki bırakan her şeyi fotoğraflayın.


2 : Yaşayan Sokaklar
Sokaklar genel olarak müthiş bir kalabalığa ve görsel şölene sahiptir. Dijital fotoğraf makinesi kullandığınızı göz önüne alacak olursak, karenizin içinde olmasını istemediğiniz nesneleri yardımcı yazılımlar sayesinde oldukça kolay temizleyebilirsiniz. (bkz: İşin Püf Noktası) Yeter ki, doğru açıyı yakalayın. Ek olarak, çok kalabalık görüntüler, gözün algılama oranını da düşürecektir. Bunun dışında, yansımalar, kontrast oluşturan renkler gibi gözünüze çarpan her görüntü sokak fotoğrafçılığına konu olabilir.


3 : Sokak Fotoğrafçılığının Felsefesi
Sokak fotoğraflarınızın başarılı olabilmesi için, konunun herhangi bir şey ifade etmesinden ziyade, karelerinize bakanlara çok şey ifade etmesi gerekiyor. Dolayısı ile kompozisyonunuza önem verin. Bu ancak tecrübe ile kazanılabildiğinden mümkün olduğu kadar çok fotoğraf çekin. Özel bir yerde, belirli bir saatte çekilen ‘turist’ fotoğrafları yerine, tek bir karede anlatılan hikayeleri tercih edin. Bazen yalnız bir heykel bile çok şey anlatabilir.


4 : Ön Hazırlıklar ve Giysiler
Fotoğraf çekmek üzere dışarıya çıkmadan önce bazı fotoğraf albümlerini veya dergileri karıştırarak olaya konsantre olun, sokakları gözünüzde canlandırın. Bu yaratıcılığınızı ateşler ve destekler. Dışarıya çıkmadan önce rahat kıyafetler giyin. Dar pantolonlar sizin hareket kabiliyetinizi kısıtladığı gibi, yanınıza taşımanız gereken malzemeyi de sınırlayacaktır. Gerekirse, malzemeleri daha rahat taşımak için bir sırt çantası alın ve ağırlığı vücudunuza dengeli dağıtmaya çalışın. Ayrıca, kirletebileceğiniz giysiler giyin; farklı açılar yakalayabilmek için yere oturmanız, çamura batmayı göze almanız gerekebilir. Fotoğraf çekerken ‘steril’ olmaya çalışmayın.


5 : Fotoğraf Makinenizi Yanınızdan Ayırmayın
Yanınızda sürekli olarak bir fotoğraf makinesi bulundurun. Böylelikle, fotoğraf her zaman yanınızda dolaşacaktır ve fotoğraf çekmeye, fotoğrafçı gözüyle bakmaya daha da aşina olacaksınız. Ayrıca, fotoğraf filmine para ve zaman ayırmadığınızı da varsayacak olursak, yapacağınız denemeler sizi dergilerde gördüğünüz fotoğraflara yaklaştıracaktır. Çoğu dijital fotoğraf makinesi cebe sığabilecek boyutlara indirgendiği için evden her çıkışınızda ceplerinizi kontrol edin, fotoğraf makinenizi unutmadığınıza emin olun.


6 : Trafik
Asla araba veya otobüs ile yolculuk etmeyin. Ya yürüyün ya da bisiklete binin. Böylelikle, taşıtların içindeyken kare ıskalamamış olursunuz. Ayrıca, trafik gibi de bir sorununuz olmaz.


7 : Gözünüzü dört açın
Her zaman tetikte olun. Beyaz ayarı, objektif seçimi gibi yapmanız gereken ayarlamaları önceden yapın. Yoksa yakalamak istediğiniz görüntüyü kaçırma ihtimaliniz çok yükselir. Eğer profesyonel çekimler yapmak istiyorsanız, mümkünse farklı objektifleri olan iki ayrı kamera taşıyın.


8 : Objektifler
Eğer kompakt makine kullanıyorsanız, dijital zoom yerine optik zoomu tercih edin. Daha sağlıklı sonuçlar alacaksınız. Şu an piyasada bulunan, 4x ve üzeri optik zoom’u olan fotoğraf makineleri gerekli objektif yapısına sahip olsa da, SLR makinelerde genellikle üç temel objektif kullanılmaktadır: 20 - 24mm, 28-80mm ve 85-105mm zoom. Zoom objektif, insanları uzaktan çekebilmek için idealdir. Yine de hatırlatmakta fayda var; zoom objektifler, düşük diyafram değerlerinden dolayı diğerleri kadar hızlı olamazlar ve zor ışık koşullarında sizi oldukça zorlayabilirler. Bunun nedeni CCD’ye düşen ışık miktarının azalması olarak gösterilebilir. Objektif seçimi, geniş açılı objektifler ile yaşama katılmanızı, tele zoom objektifler ile bir gözlemci olmanız manasına gelir. Ayrıca, zoom objektifler ile hiçbir zaman netleme yapmayın. Önce konuya yakınlaşın, netliği yaptıktan sonra, istediğiniz mesafeye geri dönün.


9 : Yaşamı yansıtın
Bir sokak fotoğrafçısı, gerçek yaşam içinden görüntülemek istediği olayları daha farklı bir göz ile yansıtır. Dolayısı ile sokak çocuklarını, açlığı veya mutsuzluğu olduğu kadar, neşeli ve eğlendirici fotoğraflar da çekmeye çalışın. Konu sınırlandırması yapmayın. Daha sonra fotoğraflarınızı konularına göre kategorilendirebilirsiniz.


10 : Hareketli yerler bulun
Eğer amacınız insanları çekmek ise, metro veya otobüs durakları, parklar veya deniz kenarları gibi çok insanın bulunduğu yerleri tercih edin. Portre çalışması yapmayacak olsanız bile. İnsanların bulunduğu yerlerde hareket vardır. Hareketin olduğu yerde de fotoğraf olur.


11 : Kisisel Alan
Sokaklarda fotoğraflarını çekmek istediğiniz insanlara iki türlü yaklaşabilirsiniz. Birinci yol izin almadan yapılır, vur-kaç taktiği geçerlidir. İnsanları çok iyi gözlemleyin, gerekmedikçe bu yola başvurmayın. Zira, sizi izinsiz görüntü almak ile suçlayabilirler. Ancak, derin açılı objektif kullanıyorsanız, daha dar zoom olanağınız olacağından, karşınızdaki insanı rahatsız etmeden çekim yapmanız mümkün. Unutmayın ki, fotoğraflayacağınız kişiyi rahatsız etmeden ışık ve diafram ayarlarını yaptıktan sonra, bir anda dönüp, istediğiniz pozu yakalama şansınız artar. Ayrıca, bu kadar büyük objektifi kime doğrultsanız bir rahatsızlık yaşar. Kendinizi ‘kurban’ınızın yerine koyarak düşünün. İkinci yol, izin almaktır. Risk azalır ancak konunun konumu bozulabilir. Yine de vazgeçmemelisiniz. İzin alabilmek için çok dostane bir şekilde yaklaşmanız oldukça büyük önem taşır. Fotoğraf makinenizi gösterip gülümseyerek yaklaşmak en ideal yollardan biridir. Eğer karşınızdaki tepki veriyorsa, tartışmaya fırsat tanımadan oradan uzaklaşmak en iyi çözümdür. İdeal olan, karşınızdaki insan ile gözleriniz yoluyla gizli bir anlaşma imzalamak. Böylelikle, konuyu istediğiniz gibi yönlendirebilir, arka plana dilediğiniz açı ile konumlandırabilirsiniz. Tabi bu göz temasını başlatabilmek çok önemlidir. Çoğu fotoğrafçı, insanlar ile temastan kaçındığı için, sadece yaşlıları veya çocukları görüntülemek ister. Eğer iyi bir sokak fotoğrafçısı olmak istiyorsanız, en başta insanlar ile anlaşabilmeyi, fotoğrafta istediğiniz gibi yönlendirebilmeyi öğrenmeniz gerekiyor.


12 : Utangaç olmayın
Utangaç olmayın, hele korkak davranmayı mutlaka bir kenara bırakın. Daha önce de dediğimiz gibi, sokak fotoğrafçısı yaşamın kendisini yansıtır. Hiç tanımadığınız insanların gözlerine bakamazsanız, hiçbir zaman fotoğraf çekemezsiniz. Emin olun, fotoğraf çektikten sonra edeceğiniz bir teşekkür, insanların size olan sempatisini daha da arttıracaktır.


13 : Grup Fotoğrafları
İşin bir diğer yönü ise, insanların sizin fotoğrafçı olduğunuzu anladıklarında, kendi fotoğraflarını çektirmek istemeleri. Teşekkür edin ve oradan ayrılın. Zira, bir grup insanın objektife bakarak çektirdikleri fotoğraflar, sokak fotoğrafçılığından çok uzak karelerdir.


14 : Işık
Öğle vakitleri güneş ışınları oldukça parlak olduğundan, genellikle sabah veya öğleden sonra çekim yapmayı tercih edin. Doğanın renkleri daha doğru olacaktır. Eğer isterseniz, “Warm Filter” olarak adlandırılan, ten tonlarında olan bir renk düzeltme filtresi kullanarak ışık ısısını düşürebilirsiniz. Ancak, binaları fotoğraflamak istiyorsanız, öğle saatlerini daha etkin değerlendirmelisiniz. Sert ışık, binaların hatlarını daha belirgin kılar. Ayrıca, bulutlu havalarda “Soğan kabuğu” denilen, 81 serisi filtre (81a-b-c olarak ayrılır) kullanabilirsiniz. Bu filtre, havadaki fazla mavi tonları dengeleyebiliyor ve fotoğrafınızın daha hoş görünmesini sağlıyor. Ancak, kompakt bir kameranız varsa, filtre takmayacağınıza üzülmeyin. Gerekli yazılımları bilgisayarınıza yükleyerek, fotoğraflarınıza ‘dijital’ filtreler uygulayabilirsiniz.
Işık ayarlamalarını yaparken, kompozisyonu önem sırasına koyun. Eğer insanlar önemliyse, diğer alanlardaki karaltılar veya bazı ışık parlamaları fotoğrafınıza hareket katabilir. Ancak lunaparkta çekim yapıyorsanız ve dönme dolabın ışıklarını çekmeye çalışıyorsanız, insanların koyu tonlarda çıkması gayet doğaldır.


15 : Beyaz Ayarı
Çekim yapmaya başlamadan önce kesinlikle beyaz ayarını kontrol edin. Muhtemelen açık alanlarda olacağınız için, tungsten veya flüoresan ayarları yerine, havanın bulutlu veya açık olmasına göre ayarlama yapmanız gerekmektedir.


16 : Flaş Kullanımı
Özellikle portre çekimlerinizde, isteğinize bağlı olarak yüzdeki gölgeleri azaltmak amaçlı ‘dolgu flaş’dan yararlanabilirsiniz. Sadece karanlık ortamlarda değil, güneşin pırıl pırıl olduğu zamanlarda bile flaş kullanılabilir. Bunun için, dijital fotoğraf makinenizin flaşsız çekebileceği en yüksek diyafram değerini belirledikten sonra, ayarları sabit tutarak sadece flaşı açın. Böylelikle konunuzda oluşan gölgeleri yok edebilirsiniz.


17 : Arka Plan
Çekimini yapacağınız objenin arka planını da kontrol etmeniz oldukça büyük önem taşır. Tecrübeli fotoğrafçılar, görüş açısını değiştirerek arka plan ile oynar ve konunun en iyi oturduğu planlamayı kareler. Yine de hatırlatmakta fayda var: En güzel fotoğraflar, arka planların en doğru şekilde kullanıldığı, bir elektrik direği veya kareye belli belirsiz girmiş bir araç gibi gereksiz ayrıntıların bulunmadığı fotoğraflardır. Yoksa, tamamen düzgün konumlandırılmış bir arka plan, fotoğraflamak istediğiniz konuyu çevresinden soyutlayarak, öne çıkaracaktır. Dolayısı ile, fotoğraf karesini mümkün olduğu kadar bütün olarak görmeye çalışın.


18 : Hareketin Doruk Noktası
Belki bir sigaranın çekildiği an. Belki de gözde oluşan bir anlık parıldama. Yahut, yol kenarında çalışan bir işçinin balyozunu havada en yükseğe kaldırdığı an. Bunların tümü herhangi bir hareketin doruk noktasını oluşturmakta. Bu noktayı yakalamak, balyozun aşağıya doğru inmeye başlamasını fotoğraflamaktan çok daha önemli olduğundan, gözünüzü dört açmalısınız. Bu noktada biraz sabırlı olmalı ve konunun hareketini çok iyi gözlemleyebilmelisiniz. Emin olmak için birden fazla kare çekmenizi salık veririm. Eskiler ne demiş? Tüm yumurtaları aynı sepete koymamak lazım. Dolayısı ile 4-5 pozun en iyisini seçmek her zaman en garantili yöntemdir. Dijital fotoğraf makinesi kullandığınızdan dolayı, kaç rulo film harcadığınızı hesaplamak zorunda kalmayacağınızı unutmayın.


19 : Portreler
Portre fotoğrafı üzerine çalışırken, arka planın daha bulanık olması konuyu öne çıkartır ve ilgiyi konuya çeker. Netlik alanını azaltarak arka planı flulaştırabilirsiniz. Bunun için, diyaframı biraz daha açarak çekim yapmanız gerekmektedir; dijital fotoğraf makinenizi “A- Aperture” yani diyafram öncelikli moda getirmeniz gerekmektedir. Böylece kameranız, seçtiğiniz ışık ölçümüne göre çekim yapabilir. Alan derinliği kurarak, konuyu arka plandan rahatlıkla ayırabilirsiniz. Ayrıca, bakış yönünde bırakılacak bir miktar boşluk fotoğrafınıza hareket getirecektir. Çektiğiniz portreleri, bilgisayarınıza aktardığınız zaman, bir de siyah beyaz hallerine bakın. Gölgelerin ve kontrastın uyumlu olduğu fotoğraflarda, siyah beyaz çok farklı tatlar verebilir.


20 : Panning Gece Çekimleriniz
Sokaklarda gündüz olduğu kadar gece de vakit geçirmek oldukça keyiflidir. İşte gece çekimlerinizi güzelleştirecek birkaç öneri:


21 : Fotoğrafın Katili: Flaş
Flaş, doğru olarak kullanılmadığında fotoğrafınızı temelinden sarsabilir. Rear Curtain Shot - Arka Plan Perdesi olarak adlandırılan ve perdenin pozlamasının bitiminden hemen önce çakan flaş dışında, herhangi bir flaş opsiyonunu kullanmamalısınız. Ayrıca, bazı küçük otomatik fotoğraf makinelerinin flaşları üç metreden sonra etkisini yitirir. Daha büyük SLR kameraların flaşları daha etkili olsalar bile, farklı mesafelerdeki objelerin dengesiz aydınlatıldığını göreceksiniz. Flaş, sadece kapalı alanlarda veya yakın mesafelerde gölgelere dolgu yapmak amacı ile kullanılır. Şu anda çoğu kompakt kameranın flaşını tamamen kapalı tutabilme opsiyonu mevcut. Dolayısı ile flaşlı çekimlerinizde daha dikkatli olmalısınız.
Ek olarak, gece fotoğraflarında, enstantane uzun pozlamaya tabi kalacağı için, hareketli nesneler flu olacaktır. Eğer bulanık görüntülerden hoşlanmıyorsanız, flaş kullanarak hareketli nesneleri sabitleyebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken, diyaframın normal ışık ayarında bulunmasıdır. Böylelikle, flaşın varlığı ortamın ambiyansını bozmayacaktır.


22 : Hep karanlık, hep karanlık!
Beyaz ayarının doğru modda olmaması (ki genellikle otomatik yapmamanızı tavsiye ederiz), ışık ölçümünün ‘multi’ yerine ‘spot’ seçeneğinde tutulması doğru pozlamayı yakalayamamanızla sonuçlanacaktır. Neon lambaları gibi parlak objelere de daha bir özenli yaklaşmakta fayda var. Karanlık gökyüzünün önündeki lambaların, kameranızın otomatik ayarlarında doğru pozlama yapmasını nasıl bekliyorsunuz ki? En iyi yöntemlerden birisi ‘multi’ modunda ışık ölçümünü kullanmanızdır.


23 : Yasak Sokaklar
Askeri bölgelerin yakınları veya bazı kamu alanlarında fotoğraf çekmek yasaktır. Bu tip uyarı yazıları taşıyan yerlerden uzak durun. Eğer ortalıkta herhangi bir yazı göremiyorsanız ve yine de emin olamıyorsanız, ortalıkta dolaşan görevlilere danışmadan çekim yapmak başınızı belaya sokabilir. Nitekim, çoğu süper marketin içinde uyarı yazısı yoktur ancak, fotoğraf çekmeye kalkıştığınızda güvenlik görevlileri size müdahale edecektir.




24 : EXIF de ne?
Fotoğrafların EXIF değerlerine bakıp, sonraki çekimleriniz için bunu bir referans olarak kullanabilirsiniz. Fotoğraflarınızı bilgisayarınıza aktardıktan sonra, kullandığınız yazılım içerisinde fotoğraflarınızın EXIF değerlerine mutlaka bir göz atın.


25 : Detaylarda saklı gerçekler
Gerçekten güzel bir fotoğrafın illa bir insan, belirli bir hareket ya da uyumlu renkler içermesi gerekmemektedir. Sokaklarda bulunan minik detaylar bazen bir bütünden çok daha çarpıcı olabilir.


26 : Hoşunuza giden yerleri sık ziyaret edin
Gezmeye devam ettikçe bazı yerler favori mekanlarınız haline gelebilir. Değişen ışık şartları, değişen konular ve diğer etkenleri göz önüne alarak fotoğraf çekin.


27 : Mağazalar ve kafeler
Mağazalar ve kafeteryalar sokakların doğal süsleridir ve oldukça ilgi çekici olurlar. Vitrinler ve kafede oturan insanları fotoğraflamayı deneyin. Eğer flaş kullanacaksanız, vitrin camı veya ayna gibi yüzeylere mümkün olduğunda çapraz yaklaşın ki, flaşın ışığı objektifinize geri yansımasın.


28 : Makro Çekimler
Bazen bir iskelenin ayağı ya da kirli ve paslı bir su borusunu makro çekmeyi deneyin. Konunun ne olduğu fotoğrafınızda tam olarak anlaşılmasa da, oldukça ilginç görüntüler yakalayabilirsiniz.


29 : Zoom In - Zoom Out
Metro, tren ve vapur istasyonu veya açık hava diskoları gibi kalabalık mekanlarda çekim yaparken, objektifiniz ile zoom in veya zoom out yaparak alacağınız bulanık görüntü, ortamın hareketliliğini fotoğrafa da aktarır. Normalden biraz daha uzun tutulmuş pozlama değeri ile çekim yaparken zoom in veya zoom out yapın
__________________

Alıntıdır
Kaynak: 
yorumla.net/fotografcilik 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder