21 Mart 2012 Çarşamba

650D mi geliyor_?

   Bugün ortaya çıkan bir söylentiye göre Canon EOS 650D, 1 aya kadar gelebilir. 600D ‘den biraz daha geliştirilmiş özellikleriyle gelecek olan Canon EOS 650D, özellikle videoda çok daha geliştirilmiş otomatik netleme özelliğiyle dikkat çekmeye çalışacak. Üzerinde büyük ihtimalle 18-135 gelecek ve bu 18-135 çok daha sessiz otomatik netleme yapacak.

Tahmini özellikler:
- 18.1 Megapiksel
- DIGIC 5 İşlemci
- Dokunmatik ekran
- WiFi
- Videoda otomatik netleme
Kaynak: http://www.canonrumors.com/2012/03/rebel-t4i650d-information-cr1/

9 Mart 2012 Cuma

HDR Tekniği

HDR Tekniği her zaman çok merak edilen konulardan biri oldu, HDR fotoğraflar hep çok merak uyandırdı, çok indirildi, nasıl yapılıyor diye çok soru sordurdu. Biz de bunu göz önüne alarak HDR ile ilgili bir bölüm hazırlamaya karar verdik. Bölüm bölüm HDR Nasıl Yapılır anlatacağız, bizi izlemeye devam edin…

HDR Tekniği 

I. Bölüm
HDR İçin Gerekli Program
HDR için çekilen fotoğrafları birleştirmede birkaç program kullanılmaktadır. Photoshop kullanabileceğiniz gibi; genelde profesyonellerin tercihi gördüğüm kadarı ile Photomatix Pro olmuştur. Tabi bunun yanında aşağıda sıralayacağımız daha bir çok program da mevcuttur. O yüzden; bu tür HDR tekniğini uygulayabileceğiniz programlardan birinin bilgisayarınızda bulunması gerekmektedir.
HDR Nedir?
HDR; “High Dynamic Range” teriminin kısaltılmışıdır. Bu; bir veya çekilen birden fazla fotoğrafın, birleştirildiği, tek bir odak ve deklanşör hızında, kontrastlarının ayarlandığı, çekim öncesi bir ön işleme tekniğidir. Bu teknik ile çekilen fotoğraflar ile normal çekilen fotoğrafların görüntüleri arasındaki bariz farklar size; bu yöntemin ne kadar iştah kabartıcı olacağını gösterecektir. Burada anlatılacaklar, temel HDR tekniği ile başlayacaktır, daha sonra fotoğrafların can alıcılıklarını artırmaya yardımcı olması için; birkaç adım daha olacaktır.
Şunu unutmayalım ki; insan beyninin görüntüleri tutma şekli ile bilgisayarın resim dosyalarını tutma şekli bir değildir. Tek bir diyafram, deklanşör hızı vs. yoktur. Aslında; çok iyi makineleri ile bir çok profesyonel fotoğrafçı bile, tam olarak gördüklerini çok nadiren kareleyebilmektedirler. Temel makine doğaları ile kameralar, “görüntü”leri, hatları, biçim ve gölgeleri yakalamada çok iyidirler – ancak zihnin algıladığı ve haritalandırdığı bir sahneyi yakalamada iyi değildirler. Görüntüdeyken, gözünüz ileri ve geri hareket eder, kimi alanlara daha fazla ışık verirken, kimi alanlara da daha az ışık düşürür ve bu şekilde; sahnenin karmaşık desenini oluşturmuş olursunuz. Şimdi, HDR işlemini keşfederken; bu fotoğrafların bu tür derin duygu ve anıları, daha somut bir yolla size hissettirdiğini göreceksiniz. Normal bir fotoğrafa göre bu; beyninizi “aldatma”’nın gerçekten çok daha güzel bir yoludur.
Aşağıdaki fotoğraflar da zaten  bunu size kanıtlayacaktır. İlk fotoğraf, D. C.’de Smithsonian Institution’da çekilmiştir, teknik düzgün uygulandığında size nasıl görüneceğini de göstermektedir.


Üzerinde Çalışacağımız Fotoğraf

1.  Adım: Araçlarınızı Hazırlayın.
Kullanılan Programlar (Önem Sırasına Göre)
  • Photomatix Pro (gerekli)
  • Photoshop (önerilen) – Eğer eğitimi takip ederseniz, göreceksiniz ki; yukarıda Photomatix’ten gelen “clean up” (temizleme) problemleri için Photoshop kullanılması önerilmektedir. O yüzden kesin bir gerekliliği olmamak ile beraber önerilmiştir.
  • Noiseware Professional (opsiyonel) – HDR işleminde kullandığınız programda gidermeye çalışsanız dahi bir miktar noise oluşabilmektedir. Bunun içinde Noiseware Professional kullanılabilir.
  • Topaz Adjust (opsiyonel ve muhteşem) 
  • Başka ne kullanabilirim? – Bunların yanında isteğe bağlı olarak Nik ve onOne Plugin kullanılabilir. Ama şimdilik gerek yok.
 

Photomatix Pro Programın’ın Görüntüsü (İlk Açılış Ekranı)

Alıntı: http://www.stuckincustoms.com/hdr-tutorial/


II. Bölüm
2. Adım: Ekipmanlarınızı Toparlayın.
HDR bir imaj elde edebilmeniz için, aşağıdakilere sahip olabilen bir makineye ihtiyacınız var;
  • “Auto-bracket” veya “Auto-exposure” modlarında çekim yapabilen bir makine. Aslında bu Auto Bracket ve Exposure’un birebir bir manası yok ama Bracket için “basamaklama”, Exposure için de; “pozlama” şeklinde kullanımlar mevcut. Makinenizin menüsünden de kendilerini görebilirsiniz.
  • Veya RAW’da çekim yapabilen bir makine.
Tek bir RAW dosyasından düzgün bir HDR elde edebilecek olsanız da, Autobracketing özelliği olan bir makine kullanmanız tavsiye edilmektedir. Autobracket olayı, farklı pozlama değerlerinde, bir resmin hemen ardından  en az 3 resim çekebilme yeteneğidir. Bazen “Exposure Bracketing” yani “Poz Basamaklama” olarak da geçebiliyor. Kameranızdaki menünüze hemen bir göz gezdirin ve “Autobracket” kelimesini arayın, ki bu; kimi makineler de -2, 0, +2 olarak da görülebilir sadece. Zaten bir DSLR makineniz varsa, o zaman buna da sahipsiniz demektir.
Çoğunlukla insanların sorduğu soru; “Hangi ekipmanlara ihtiyacım var? “ ya da; “Vay, bunları çekmek için bayağı iyi bir makinen olması lazım” gibisinden sorular. Şuan piyasadaki bir çok DSLR makine ile sizler de, çok rahatlıkla HDR fotoğraflar elde edebilirsiniz.
Şunu unutmamak lazım ki; kesinlikle bir tripod ’a (ayakları yere sağlam basan, makinenizi üzerindeki ekipmanları ile taşıyabilen ve sallantı yapmayan) ihtiyacınız var. Çünkü çekeceğiniz 3 farklı pozlama değerindeki resim, makine hiç kıpırdamadan çekilmelidir. Hatta kimileri bunun için, makine deklanşöre basarken bile sallanmasın diye bir wireless remote (kablosuz uzaktan kumanda/tetikleyici) kullanmaktadırlar. Basit olarak ben Yonguo’lardan kullanıyorum.

Önce

Sonra


%100 görünümdeki detaylar. HDR hakkındaki bir güzel şaşırtıcılıkta, piksel boyutunda resmi çok güzel gösterebilmesidir.
3. Adım: Dünyaya HDR Olarak Bakın.
Işık Seviyelerine Güzel Bir Örnek
Şimdi; fırlatma rampasındaki son gecesinde çekilmiş olan Uzay Mekiği resmi üzerinde çalışalım. Burada adım adım ilerleyeceğiz.
Bu; beyninizi ışık seviyeleri ile ilgili olarak yeniden eğitmek için güzel bir örnek. Şunu unutmayın ki; eğer orada olduğunuzda, yani sahnede iken, beyniniz, gözleriniz sahne etrafına gezinirken, beyniniz kontrolü ele alır. Aklınızda bulunsun, beyniniz, kameranın yapamadığı ışık seviyelerini filtre edebilir.
4. Adım: Autobracket Olarak Resimleri Çekin ve HDR İçin Hazırlayın
Kameranızı Aparture Priority (“Diyafram Öncelikli”) moda getirin. Bu çok önemli çünkü çoklu fotoğraflarınızda farklı flu alanlar olsun istemezsiniz.
Autobracket ’i açın. Bu ayarda 3 fotoğraf çekiyorsanız değerlerini -2, 0 ve +2’ye ayarlayın. Nikon D3x ’te genellikle -2, -1, 0, +1, +2 değerlerinde 5 fotoğraf çekmeyi tercih ediyorum. Aslında 3 resim çekmeyi tercih ederdim ama bu kamera sadece 1 adımlama yapıyor. Koşulların %95’inde, bu -2 ve +2 aralığı sizi tatmin edecektir.
Başka iyi fikirler;
  • Koşulların %95’inde, -2’den +2’ye gitmek ışık aralığı için yeterlidir.
  • Yapabiliyorsanız RAW’da çekim yapın. JPEG de iyidir ancak RAW formatı işleme sonrası size daha fazla esneklik verir. RAW fotoğraflar, JPEG’e nazaran daha fazla ışık bilgisini içerir. Lütfen unutmayın; Photomatix ’te işleme yaptığınızda RAW’lar JPEG’den daha iyi olmuyorlar.
  • Terminatör gibi kollara sahip olmadığınız sürece tripod kullanın.
  • Eğer tripod kullanmıyorsanız sorun değil. Photomatix programı, fotoğrafları hizalayabilmektedir.
Aşağıda, Uzay Mekiğinden alınan beş resmi görebilirsiniz.

5 farklı pozlamada çekilmiş (-2’den +2’ye) 5 resim.
5. Adım: Photomatix Kullanımı
Photomatix fotoğraflarınızı alacak ve onları HDR ’ye çevirecektir. Daha sonra siz, tonemap işleminiz resim üzerine uygulayın, JPEG formatında kaydedebilirsiniz. Şimdi size bu aşamalar anlatılacaktır.
Photomatix’i birkaç yoldan çalıştırabilirsiniz;
  • Birkaç Autobracket ’li fotoğraftan tek bir HDR imajı oluşturmak için (yeni başlayanlar için en yaygın olanı ve bu eğitimlerin temeli olan).
  • Büyük bir HDR harmanı oluşturmak için.
  • Tek bir RAW fotoğrafı HDR’ye çevirmek için.
Photomatix ilk yüklendiğinde bir menü göreceksiniz.
Not: Burada 5 JPEG imajı göreceksiniz. 5 adet RAW, JPEG’e dönüştürülmek için Lightroom kullanıldı. RAW fotolarını olduğu gibi Photomatix ’te açabilirsiniz ancak Photomatix bu oturumu kendi kendine yapacaktır zaten.

Program ilk açıldığında solda “Load Bracket Photos”a tıkladığınızda bu ekran karşınıza gelecektir. Burada “Browse”a tıklayarak fotolarınızı bulunduğu yerden seçerek programa aktaracaksınız. Aşağıdaki resimde olduğu gibi.


Fotolarınızı seçin ve sonra “Load” butonuna tıklayın.
Şimdi karşınıza çıkacak olan penceredeki elementleri tanımlayalım ona göre dilediğiniz işleme göre bir seçeneği seçin.

Bu pencerede;
  • Eğer kameranızın çekimde sallandığını düşünüyorsanız “Align Source Images” seçeneğini seçin. Bu; resimleri hizalayacaktır.
  • Eğer bir hareket veya “ghosting” olduğunu düşünüyorsanız, “Reduce ghosting artifacts” seçeneğini seçin.
  • Bunu yaptığınızda karşınıza bir ekran daha gelecektir. Bu ilave ekranda fotoda ghosting olduğunu düşündüğünüz yerleri seçebilirsiniz. Bundan sonra, bu ghostlu imaj yerine hangi bileşenli fotoğrafın kullanılacağına karar verebilirsiniz.
  • Çeşitli lenslerinizde can sıkıcı kromatik bozukluklar oluşabilir (bazen yeşil veya mor dış hatlar şeklinde) ve bunu en aza indirmek için bu seçeneği kullanabilirsiniz.
Process butonuna basın ve fotonuz işlenmeye başlasın. Eğer yukarıda bahsedilen kutucuklardan herhangi birini işaretlediyseniz bu işlem biraz uzun sürebilir.

Yukarıda bu resim için seçilen seçenekleri görebilirsiniz. Anahtar ayarlama “Lightning Adjusment”dır yani “Işıklandırma Ayarlaması”dır. Bu konuda dikkatli olun.
Aşağıdaki Varsayılan  ayarları görebilirsiniz. Eğer bir şeyler yapıp yapamamaktan korkuyorsanız sadece “pre-made tumbnails”leri yani “önceden ayarlanmış” olanları kullanabilirsiniz. Yazının geri kalanı buradaki seçeneklerimizi gösterecektir.

  • Strength – Bunu her zaman %100’de tutun. Eğer size çok güçlü görünürse, daha sonra isterseniz Photoshop’ta halledebilirsiniz.
  • Color Saturation – Bu renk doygunluğu kaydırma çubuğunu makul bir değerde tutun. Fotoyu aşırı doygun yapmayın. Tekrar edelim; her resim farklıdır. Renkler arasında farklar vardır ve unutmayın ki; HDR ışıkla alakalıdır, aşırı doygunlukla alakası yoktor.
  • Luminosity – Bu “painterly effect” “resimsel etki” için kullanılır. Çubuğu çok sağa çekmek resimde daha az kontrast olmasını sağlar. Günışığı ile çekimlerinizde “hale” problemleri yaşarsanız, bu çubuğu oldukça sağa çekebilirsiniz.
  • Detail Contrast – Bu gizemli kaydırıcı, renklerde çok küçük ölçeklerde detay ve dalgalanmalar oluşturmak için yardımcı olur. Diğerlerinde olduğu gibi doğru yerde olduğuna inana kadar kendisi ile oynayabilirsiniz. Genellikle en sağa getirmek daha karanlık oluşumlar oluşturur.
  • Lighting Adjusments – Bu çekimin “HDR’liğini” göstermede çok önemli bir kaydırıcıdır. Ne kadar sola gelirse o kadar hayali bir etki oluşturur.
  • White Point & Black Point – Görüntü içine biraz siyah katmak diğer renkleri rezonansa getirecektir. Beyazı ayarlayın ki; böylece resmin parlak kısımları dışarı atılmamış olsun.
  • Diğer kaydırıcıları aslına bakarsanız çok fazla kullanmıyoruz.

Kullanacağız kaydırıcılar sarı ok işaretleri ile gösterilmiştir.

İşlem Tamamdır!
Şimdi Process’e tıklayın ve bırakın HDR resminiz oluşsun. Daha sonra resmi, Yukarıdaki “File” sekmesindeki “Save as..” kısmından JPEG olarak kaydedebilirsiniz.

Bu adım kimilerine daha ileri bir seviye gibi görünebilir ama elinde Photoshop olan herkes için çok kolay bir adım. Tek yapmanız gereken burada anlatılan adım ve resimleri takip etmek kendi çekimlerinize uygulamak.
İLERİ TEKNİKLER – 1. ADIM – PHOTOSHOP
Geçen bölümde de anlattığımız gibi; Photomatix gerçekten harika ancak elde ettiğiniz resimlerinizdeki bazı bölümlerin elbette iyileştirmeye ihtiyacı olabilir. Burada da; Photoshop devreye giriyor.
Aşağıdaki resme bakarsanız bunu daha rahat anlayacaksınız zaten.

4 önemli noktayı sarı hatlar içine aldık. Bunlar üzerinde oynayacağımız alanlar.
Gördüğünüz gibi resimde göze çarpan dört alan var. Ve bunların biraz üzerinde oynanması gerekiyor. Peki bunu nasıl yapacağız?
1.    Photomatix’te oluşturduğumuz JPG uzantılılarla birlikte çektiğiniz tüm resimleri Photoshop’a dahil (Import etme özelliği) edin. (Bunu aşağıda anlatacağız…)
2.    “Masking” yöntemi ile fotoda bozuk olan alanları düzeltin.
3.    Photomatix bir kısım yapmış olsa da; resmini biraz keskinleştirin. Yani “Sharpen” özelliği ile…
4.    Resimdeki gürültülü (noise) kısmı düzeltin.

Tüm katmanlar Photoshop’a eklendikten sonra katmanların en üstünde ok ile gösterilen yerde Photomatix’te Tonemapped şekliyle oluşmuş olan resmimizi görebilirsiniz. Demek ki neymiş? Photomatix’te yaptığımız resmi de ekliyoruz :)
Kaç adet resim eklediniz şimdi? Aslında bu sizin kaç tanesini karıştırmak istemenize bağlı. Bu durumda biz 5 adet resmi eklemiş olduk. +2,+1,0,-1,-2 pozlama değerleri ile çektiğimiz resimler yani… Bunların hepsini kullanmayacağız ancak bozuk parçaları düzeltebilmemiz için bir sürü seçeneğimiz var.
Devam ediyoruz…
YIĞMA (STACKING) ve FOTOĞRAFLARI HİZALAMA
Aşağıdaki ekran görüntüsünde, Photoshop ekranınızda görünecek olan Layers bölmesini görebilirsiniz. Burada 6 adet layer yani katman göreceksiniz. Photomatix’ten elde ettiğimiz resim bunların en üstünde. Eğer sizdeki altta duruyorsa, onu tutup, sürükleyip en üste getirebilirsiniz. Sıranın önemi yok…

Layer panelinin yakından görünümü. En üstteki görünür olandır. Sol taraflarında bulunan göz işaretlerini açıp-kapatarak hangilerinin görünebilir olacağına karar verebilirsiniz.
Fotoğrafları Import etmek için birkaç farklı yol var. Bunun en kolay yolu da aşağıdaki gibidir;
1.    Eğer Adobe Bridge sahibiyseniz (Photoshop’la birlikte gelir zaten çoğunlukla), tüm fotoları seçebilirsiniz ve sonrasında yapmanız gereken; Tools>Photoshop…>Load Files into Photoshop Layers… adımını takip etmek olacak. Yaptıysanız işlem tamamdır.
2.    Tüm resimleri Photoshop’ta açtıktan sonra çoklu resimlere sahip olacaksınız. Katmanlarınızı dilediğiniz gibi sıralayabilirsiniz (sürükleyip bırakarak).
2. ADIM – MASKELEME (MASKING) – KORKACAK BİRŞEY YOK

Buradaki alanlar maskeleyeceğimiz alanlardır. Photomatix’ten bize aydınlık gelen alanları bir parça karanlık yapmak istiyoruz.
Resimde gördüğünüz ve katmandaki resme zincir ile bağlıymış gibi görünen siyah beyaz kara, bize yukarıdaki fotoda seçili alanı göstermektedir. Photoshop’ta Brush (Fırça) ile bu alanı karanlıklaştırıyoruz. Brush’ın kalınlık ve opacity özelliğini de programda üst kısımda ayarlayabilirsiniz. Resimde gördüğünüz beyaz daire benim fırçamdır. Herkes brush’ın ebadını kendine göre ayarlayabilir.

Yukarıda da dediğim gibi beyaz kısım mask’tır.
Peki; bu mask’ı oraya nasıl getirdik? Yine yukarıdaki resimde göreceğiniz üzere; Altta bulunan içinde beyaz daire olan simgeye tıklayarak bu mask’ı seçili katmanımızın yanında oluşturuveriyoruz.
Mask’ı oluşturmak için aşağıda birkaç detay adım bulabilirsiniz;
1.    En üstteki katmana tıklayın.
2.    Menü > Layer > Create Layer Mask > Reveal All.
3.    Brush aracını seçin ya da B’ye basın.
4.    Yukarıda ayarlamanız gereken iki alan göreceksiniz;
  • Opacity” – Bunu %30’a getirin.
  •  Brush – Buna tıklayın ve açılır menüden Brush boyutunu %100 yapın (siz farklı da seçebilirsiniz).
-    İPUCU: Brush boyutunu hızlıca ayarlamak için “[“ ve “]” simgelerinizi klavyeden kullanabilirsiniz.
5.    Şimdi o beyaz kare alanı göreceksiniz yani Maskeleme alanını. Küçük Beyaz Kutuya tıklayın, çünkü bu kutu maskemizi temsil ediyor.
6.    Seçilmiş renginizin sağ tarafta BLACK (SİYAH) olduğundan emin olun.
7.    Foto üzerinde fırçanızı kullanmaya başlayın. Her bir fırça darbeniz katmanı %30 daha transparan yapacaktır. Eğer aynı alana sürekli fırça uygularsanız bu değeri %100’e çıkarmış olursunuz.
KATMANLARI BİRLEŞTİRME (MERGING)
İki katmanı birlikte maskeledikten sonra, menüdeki MERGE LAYERS ile veya Ctrl+E yaparak katmanları birleştirin. Bu; iki katmanı tek bir katman yapacaktır.
3. ADIM – KESKİNLEŞTİRME (SHARPENING)
Photomatix programında işlem gördükten sonra resmimizde bazı alanların yumuşamış olması muhtemeldir. Bunu da Photoshop ya da benim tercih ettiğim program olan Topaz Adjust ile yapabilirsiniz.
Aşağıdaki resimde benim kullandığım alanları görebilirsiniz. Okla gösterdiklerime dair yan tarafta açılan paneldeki kaydırma çubukları ile resminize dilediğiniz gibi etki verebilirsiniz.

Keskinleştirmek istediğiniz alanı seçerek program ile üzerinde oynamalar yapabilirsiniz.
4. ADIM – GÜRÜLTÜ (NOISE) AZALTMA
HDR çalışması sonucu resminizde noise olması muhtemeldir. Maalesef bu oluşuyor ama bu giderilemeyecek bir şey değil elbette ki.
Burada da bir program kullanacağız… Noiseware
Burada detaylı olarak programı anlatmayacağım. Tek söyleyeceğim, üzerinde çalışmadan önce Duplicate yani resmin bir kopyasını alın programda. Bu kopya üzerinde çalışın. Ne olur, ne olmaz…
Aşağıdaki resimde de göreceğiniz gibi, resmin ilk hali solda ve final hali sağdadır. Noise azaltma uygulayacağınız bölgeyi seçmeniz ve üzerinde işlem yapmanız yeterli olacaktır. Her zamanki gibi aynı işlem mantığı. İşlem yapacağın alanı seç, üzerinde çalış, işlemi bitir…

Solda noise olan ve sağda da işlem sonrası gürültünün giderildiği bölgeyi görebilirsiniz.
Umarım faydalı olabilmiştir. İşinize yaraması dileği ile…

Alıntı: http://blog.fotografium.com

Photoshop'ta Sabit Kadrajlı Fotoğrafları Bileştirme

Bir süredir arkadaşlarımız soruyorlardı; bu fotoğrafı nasıl yaptılar, bunun tekniği nedir, hangi program vs. diye. Bu yazımızda Sürekli Çekim modu dediğimiz yani Continuous Mode veya Brust Mode olarak makinelerinizde bulunan özellik ile çekilmiş fotoğrafların, tek bir fotoğraf üzerinde nasıl birleştirileceğini göreceğiz.
Bu sayede diyelim ki; rampada bisiklet süren bir bisikletçinin belirli zaman aralıkları ile çektiğiniz fotoğraf kareleri, tek bir fotoğrafta birleşmiş olacak ve arka plan sabit dururken, fotoğrafı çekilen nesnenin belirli aralıklarda fotoğraf karesinin nerelerinde durduğunu sunacak olan güzel bir kare oluşturacağız.
Fazla uzatmadan konuya giriyorum.
İhtiyacınız olanlar;
  1. Makineniz ile 1/500 enstantaneden daha hızlı bir zamanda çekim yaptığınız hareket halindeki nesneye ait bir dizi fotoğraf.
  2. Photoshop :)
Öncelikle, burada bu modda nasıl çekim yapılacağını anlatmayacağım. Bu teknik ile fotoğraflarınızı çektiğinizi ve bunları birleştirme aşamasına geldiğinizi düşünerek yazıyı yazıyorum.

  • Hareketi Dondurun
Bir hat üzerinde hareket eden jimnastikçiyi çekiyorsunuz diyelim. Bunun için tripod oldukça işinize yarayacak. Makinenizde Shutter Speed yani Enstantane hızını 1/500sn üzerine çekerek nesnenin birden fazla fotoğrafını çekiyorsunuz. Sonra bunları bir dosyada topluyorsunuz.
Şunu da belirtelim; çektiğiniz tüm fotoğrafları değil sadece görünmesini istediklerinizi seçin. Hepsini katacak olursak oldukça kalabalık olacaktır ve işlemler hem zor hem de fotoğrafta göz zevkine hitap etmeyen bir durum oluşturabilecektir.
  • Katmanları Birleştirin
Photoshop’u açın ve hareketi sıraladığınız (örneğin resimlere 1,2,3.. gibi numaralar verin) ilk resmi burada açın. Sonra ikinci resmi de açın ve bu resmi seçip ikinci resmin üzerine sürükleyip bırakın. Hemen sağ alt köşedeki LAYERS bölmesinde photoshop ilk resmin üstüne otomatik olarak ikinci bir katman yani Layer oluşturacaktır.


Gördüğünüz gibi, kırmızı kare içine aldığım alan ikinci katmanımız oluyor. Bu işlemi tüm diğer resimler için, LAYERS kısmında katman olacak şekilde tekrarlıyoruz.

  • Resimleri Hizalayın
Öncelikle, Background (yani ilk resmimiz) ve Layer1 hariç tüm katmanları invisible yani görünmez yapın (Sol taraflarında bulunan “göz” simgesini kaldırarak). Sonra, Layer1’in Opacity değerini %50’ye getirin.

Resminiz aşağıdaki gibi görünecektir.

Şimdi Edit menüsü altındaki Free Transform aracını kullanarak resimlerinizi hizalayın. Kendinize bir nokta seçin ve o noktaya göre diğer tüm layer’ları yerleştirin.  Yukarıdaki fotoğraf için mesela basketbol sahasının kenar çizgileri klavuz olarak alınmış. Eğer bu şekilde yapılmasa yani hizalanmasaydı resimdeki çocuk potaya gidene kadar yukarı aşağı garip hareketlerde bulunuyormuş gibi görünebilirdi.
Bu işlemi tüm katmanlar için uygulayın.
ÇOK ÖNEMLİ NOT: Her zaman Background üzerinde çalışacağınızı ve Background’un her zaman görünür yani visible olacağını ve diğerlerinin opacity değerini %50’de tutacağınızı unutmayın.
  •  Düzenleyin ve Silin
Tüm işlemleri yaptıktan sonra düzenleme kısmına geliyoruz. Şimdi tüm layer yani katmanları invisible yapın ve sadece Layer1 visible olarak kalsın. Daha sonra Layer1’in opacity değerini yeniden %100’e getirin. Sol dikey araç çubuğundan Eraser Tool yani Silgi aracını seçin ve resimde nesneniz hariç diğer her şeyi silin. Hassas olmanıza gerek yok. Kabaca diğer yerleri silseniz yeter. Kendinizi yormayın yani :)
Resmini aşağıdaki gibi görünecektir.

Peki şimdi ne yapıyoruz? Tabii ki aynı işlemleri diğer tüm katmanlar için tekrarlıyoruz.
  • Ve İşlem Tamam!
Diğer tüm işlemleri tamamladıktan sonra tüm katmanları visible yani görünür yapın. Ve işte size fotoğraf!



Alıntı:http://blog.fotografium.com/

Fotoğrafta Temel Bilgiler

Fotoğrafa bir şekilde merak saldınız, uzun araştırmalardan sonra bir fotoğraf makinesi aldınız ve makineniz şu anda elinizde. Üzerinde bir sürü tuş ve tekerlek var ve şu anda Dünyanın en zor işi gibi geliyor bu aleti kullanmak. Kullanım kılavuzu da çok kalın, veya ingilizce.
O halde bu yazıyı okumanızı tavsiye ediyoruz…
Fotoğrafta Temel Bilgiler
Ne tür makine almış olursanız olun (amatör-profesyonel) mutlaka fotoğraf çekmek için kullanacağınız bir tuş vardır ve buna deklanşör diyoruz. Basçek makinelerden daha iyi makinelere geçtiğinizi düşünürsek yarım basma ve tam basma gibi iki tane terim var.
Düğmeye yarım basıldığında, lens ve makinenizin hızına göre net göstermek istediğiniz obje netlenir. Şöyle daha basit anlatalım; bazen vizörden baktığınızda baktığınız yer bulanık görünüyor olabilir, bunun sebebi netleme yapmamış olmanızdır. Eğer net göstermek istediğiniz yere doğru makineyi çevirip deklanşöre yarım basarsanız, lensinizin netleme yaptığının sesini duyacaksınız ve konu net hale gelecektir. Daha sonra deklanşöre tam basarak çekimi gerçekleştirebilirsiniz.

Makine ve Fotoğraf Çekimi
Sensör: Fotoğrafın dijitale geçmesiyle beraber görüntüyü dijtale çeviren aygıta da sensör deniyor. Filmli makinelerdeki film gibi düşünebilirsiniz. Sensörün boyutunun büyük olması daha fazla detay alabileceğiniz anlamına da geliyor. Yani makine satın alırken dikkat etmemiz gereken en önemli özelliklerden birisi sensörün boyutu, megapiksel değil.

Ekran: Dijital SLR (DSLR) makinelerin yaygınlaşmasıyla beraber çekilen fotoğrafları görebildiğimiz makinenin arka kısmındaki bölümdür. Büyüklüğü yine bir tercih sebebi olabilir. İlerleyen teknoljiyle beraber neredeyse makinelerin arkasının tamamını ekran oluşturmaya başlamıştır.

Vizör: Türkçeye “bakaç” olarak çevrilmiş olmasına rağmen genellikle vizör olarak bilinir. Fotoğraf çekerken gözümüzü dayayıp baktığımız yerin adıdır. Makinelerin vizörleri genellikle %100 görüş açısına sahip değildir. Bu sebeple gördüğünüz alandan %3-5 daha fazlasını fotoğrafınızda göreceksinizdir. Yeni nesil makinelerdeki Live View özelliği ile vizörün önemi birz azalsa da yine de en önemli bölümlerden biridir.

Live View: Makinelerde vizör kullanmak istemeyen ve göz dayanamanın yapılamayacağı yerler düşünülürek DSLR’lere uyarlanmış bir çeşit görüntüyü önceden görmedir. Klasik basçek kompakt makinelerin hemen hepsinde görülen Live View çekeceğiniz görüntüyü o anda ekranda gösterir. DSLR makinelerdeki Live View çok daha gelişmiş durumda olup netleme alanını %100 büyüterek bile kullanılabilmektedir.

Lens / Objektif: Fotoğrafın sensöre düşmesi için gerekli optik sistemdir. Lensin kalitesi fotoğraf için çok önemlidir. Kullandığınız makineden çok kullandığınız lens iyi bir fotoğrafta etkilidir. Geniş açı, dar açı, makro, balıkgözü gibi farklı isimlerde lensler mevcuttur. Bunları daha sonra detaylı şekilde inceleyeceğiz.

Alan derinliği: Alan derinliği, fotoğrafta netleme yapılan konunun, önünde ve arkasında net olarak görülen alanın miktarıdır. Genellikle fotoğrafa yeni başlayanların en çok sorduğu sorulardan biri “Arkaplanı nasıl flu yaparım?” sorusudur. Bu sorunun cevabı bu konuda yatmaktadır. Bu soruyu ayrıca daha sonra cevaplayacağız.





Alıntı:http://blog.fotografium.com