20 Aralık 2012 Perşembe

Dönel Kodlayıcı (Rotary Encoder)

   Dönel kodlayıcılar elektro-mekanik cihazlardır.İşlevleri döner sistemlerde açı veya tur değerlerini dijital olarak kodlamaktır. Dönel kodlayıcıların iç yapısı aşağıdaki gibidir.



   Shaft sistemin dönme merkezidir. Dışarıdan kodlayıcıya bağlanan cihaz bu mili döndürür. Milin dönmeye başlamasıyla disk ve diskin etrafındaki kesikli kısım da dönmeye başlar. Şekilde görülen A ve B noktalarında birer led ve ledlerin karşısında birer fototransistör veya fotodiyot vardır. Fototransistörler üzerlerine ışık düşünce iletime geçer böylece sistem dönerken dönel kodlayıcı çıkışında 1 0 şeklinde sinyal oluşturur. Şekilde görüldüğü gibi bir kodlayıcının A ve B şeklinde iki çıkışı vardır. Bunlar birbirinden 90° faz farkı ile sinyal oluşturur. Bu iki kanal sistemin hangi yönde döndüğü konusunda karar verilmesi amacıyla kullanılır. Bazı kodlayıcılarda bu kanallara ek olarak Z kanalı vardır. Z kanalı sistem bir tur attığında tek bir sinyal verir. Sistemin optik kısımı bu şekilde işler.

   Bahsedilen Z kanalının sinyali INDEX ile isimlendirilen sinyal şeklindedir. 



   Aşağıdaki tabloda kodlayıcının dönüş yönüne göre çıkış sinyalleri verilmiştir. Kodlayıcının sinyal çıkışı daha net anlaşılabilmesi için aşağıdaki tablo incelenebilir. 



   Son olarak dönel kodlayıcıyı okumak için herhangi bir mikrodenetleyici için yazılabilecek örnek bir program yazıyoruz. Sistemi farklı farklı okuyabilirsiniz. En mantıklı olan bir kesmeye sokmaktır. Mesela A sinyalinin yükselen kenarında kesmeye girer ve B kanalının o anki durumuna göre açı değerini bir arttırır veya azaltır. Açı değeri kodlayıcının bir turda kaç sinyal verdiğine göre orantılı olmalıdır.

   A kanalı 1 olduğunda kesmeye giren bir program yazacak olursak en basit halde aşağıdaki gibi olacaktır.

int aci=0;
void kanalA()
{
  if(kanalB==1)
   ++aci;
  else
   --aci;
}


   İyi çalışmalar.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Ramazan Esintileri [Fotoğraf]







___
http://enginsubasi.deviantart.com

10 Temmuz 2012 Salı

Sumo Robot - [ Barış Akçay - Engin Subaşı ]

Yarışmaya bir hafta kala ilk hazırlıklara başladık.


3D çizim bilmediğimizden ileri gelmiştir ki Photoshop üzerinde tepeden ve yandan bakar şekilde aracı tasarladık.


 Aracın şasesi için okulumuzdaki "Güneş Arabası" projesinin atölyesini kullandık. Aracın şasesini alüminyumdan yaptık.



Gecenin bir saati hesap işleriyle uğraştık.




Burada alüminyuma kaynak yapılmadığını öğrendik!



                                      





Metal işlemeyi öğrendik.











Tamamen artislik içindir.





Gövde tamamlandıktan sonra devre tasarımı ve programlama kısımları başladı.



Sanırım yine gecenin geç bir saati devre tasarlamacaları.


Mutluluk.



Devreye devam...




Biraz PCB biraz ogame :)



Barış reisden harika tasarım fikirleri :)



Yemeğimiz.




Programlama & test zamanları. 




Alternatif supply çözümleri



Çalışmacalar.



SDÜ'de sabah.



Sevgili robotumuz.



Yarışma alanı.




Aslında buraya birincilik fotoğrafımızı koymayı düşünmüştük :)


Esasında Barış Akçay ile girdiğimiz bu yarışma sonucu beklediğimiz gibi olmadı ancak bir hafta içerisinde kolay kolay öğrenemeyeceğimiz birçok şeyi öğrendik. Güzel bir tecrübe oldu. Tavsiye ederiz.


Genel Hatlarıyla Malzemeler
-4 x 12V 700RPM DC Motor
-Alüminyum plaka
-Pleksi Glass
-PIC 16F877 Mikrodenetleyici
-2 x L298 Motor Sürücü Entegre
-4 x QRD1114 Reflective Object Sensor

-5 x Dijital Sharp Uzaklık Sensörü

-Muhtelif kablo, konnektör, vida v.s.


Çalışmalar sırasında yardımlarını esirgemeyen hocalarımıza tek tek teşekkür ederiz.
Daha iyilerini yapmak üzere herkese iyi çalışmalar.

17 Nisan 2012 Salı

Sokak Fotoğrafçılığı Teknikleri

Sokak Fotoğrafçılığı Teknikleri


Belki de, fotoğrafçılığın çıkış noktasıdır sokak fotoğrafçılığı. Bir sokak fotoğrafçısı için belirlenmiş bir konu sorunu olmadığından, hatta sokakların yaşamı çevreleyen birimlerin yerleşim alanı olduklarını düşünecek olursak, sokak fotoğrafçıları hiçbir zaman fotoğraflarını çekmeden önce konu hakkında uzun uzadıya düşünmek zorunda kalmazlar. Zaten insan yaşamının içindedirler. Bir diğer deyişle, onların objektifi genellikle yaşamın kendisine çevrilidir. Etrafımızdaki çoğu insandan farklı olarak, bakmak ile görmek fiillerinin ayrımını çoktan yapmışlardır. Bu yazımda da, sizlere sokak fotoğrafçılığına dair ipuçlarını vermeye çalışacağım.


Sokak fotoğrafçısı, insanların hayatını daha iyi gözlemleyebilen bir karaktere sahip olmalıdır. Dahası, tıpkı bir Zen üstadı gibi sabırla bekler, sonrasında yay en gergin konumundayken, ok yayı henüz terk etmek üzereyken fotoğraflayıverir. Biliyordur ki, bir an sonra çekmek isteyeceği kare orada olmayacaktır. Zaman devinimine devam edecek ve aynı ışık altında bir başka fotoğraf çekemeyecektir.


İlk kural: Fotoğraf makinenizi yanınıza alın ve yolları arşınlamaya başlayın. Üzerinizde etki bırakan her şeyi fotoğraflayın.


2 : Yaşayan Sokaklar
Sokaklar genel olarak müthiş bir kalabalığa ve görsel şölene sahiptir. Dijital fotoğraf makinesi kullandığınızı göz önüne alacak olursak, karenizin içinde olmasını istemediğiniz nesneleri yardımcı yazılımlar sayesinde oldukça kolay temizleyebilirsiniz. (bkz: İşin Püf Noktası) Yeter ki, doğru açıyı yakalayın. Ek olarak, çok kalabalık görüntüler, gözün algılama oranını da düşürecektir. Bunun dışında, yansımalar, kontrast oluşturan renkler gibi gözünüze çarpan her görüntü sokak fotoğrafçılığına konu olabilir.


3 : Sokak Fotoğrafçılığının Felsefesi
Sokak fotoğraflarınızın başarılı olabilmesi için, konunun herhangi bir şey ifade etmesinden ziyade, karelerinize bakanlara çok şey ifade etmesi gerekiyor. Dolayısı ile kompozisyonunuza önem verin. Bu ancak tecrübe ile kazanılabildiğinden mümkün olduğu kadar çok fotoğraf çekin. Özel bir yerde, belirli bir saatte çekilen ‘turist’ fotoğrafları yerine, tek bir karede anlatılan hikayeleri tercih edin. Bazen yalnız bir heykel bile çok şey anlatabilir.


4 : Ön Hazırlıklar ve Giysiler
Fotoğraf çekmek üzere dışarıya çıkmadan önce bazı fotoğraf albümlerini veya dergileri karıştırarak olaya konsantre olun, sokakları gözünüzde canlandırın. Bu yaratıcılığınızı ateşler ve destekler. Dışarıya çıkmadan önce rahat kıyafetler giyin. Dar pantolonlar sizin hareket kabiliyetinizi kısıtladığı gibi, yanınıza taşımanız gereken malzemeyi de sınırlayacaktır. Gerekirse, malzemeleri daha rahat taşımak için bir sırt çantası alın ve ağırlığı vücudunuza dengeli dağıtmaya çalışın. Ayrıca, kirletebileceğiniz giysiler giyin; farklı açılar yakalayabilmek için yere oturmanız, çamura batmayı göze almanız gerekebilir. Fotoğraf çekerken ‘steril’ olmaya çalışmayın.


5 : Fotoğraf Makinenizi Yanınızdan Ayırmayın
Yanınızda sürekli olarak bir fotoğraf makinesi bulundurun. Böylelikle, fotoğraf her zaman yanınızda dolaşacaktır ve fotoğraf çekmeye, fotoğrafçı gözüyle bakmaya daha da aşina olacaksınız. Ayrıca, fotoğraf filmine para ve zaman ayırmadığınızı da varsayacak olursak, yapacağınız denemeler sizi dergilerde gördüğünüz fotoğraflara yaklaştıracaktır. Çoğu dijital fotoğraf makinesi cebe sığabilecek boyutlara indirgendiği için evden her çıkışınızda ceplerinizi kontrol edin, fotoğraf makinenizi unutmadığınıza emin olun.


6 : Trafik
Asla araba veya otobüs ile yolculuk etmeyin. Ya yürüyün ya da bisiklete binin. Böylelikle, taşıtların içindeyken kare ıskalamamış olursunuz. Ayrıca, trafik gibi de bir sorununuz olmaz.


7 : Gözünüzü dört açın
Her zaman tetikte olun. Beyaz ayarı, objektif seçimi gibi yapmanız gereken ayarlamaları önceden yapın. Yoksa yakalamak istediğiniz görüntüyü kaçırma ihtimaliniz çok yükselir. Eğer profesyonel çekimler yapmak istiyorsanız, mümkünse farklı objektifleri olan iki ayrı kamera taşıyın.


8 : Objektifler
Eğer kompakt makine kullanıyorsanız, dijital zoom yerine optik zoomu tercih edin. Daha sağlıklı sonuçlar alacaksınız. Şu an piyasada bulunan, 4x ve üzeri optik zoom’u olan fotoğraf makineleri gerekli objektif yapısına sahip olsa da, SLR makinelerde genellikle üç temel objektif kullanılmaktadır: 20 - 24mm, 28-80mm ve 85-105mm zoom. Zoom objektif, insanları uzaktan çekebilmek için idealdir. Yine de hatırlatmakta fayda var; zoom objektifler, düşük diyafram değerlerinden dolayı diğerleri kadar hızlı olamazlar ve zor ışık koşullarında sizi oldukça zorlayabilirler. Bunun nedeni CCD’ye düşen ışık miktarının azalması olarak gösterilebilir. Objektif seçimi, geniş açılı objektifler ile yaşama katılmanızı, tele zoom objektifler ile bir gözlemci olmanız manasına gelir. Ayrıca, zoom objektifler ile hiçbir zaman netleme yapmayın. Önce konuya yakınlaşın, netliği yaptıktan sonra, istediğiniz mesafeye geri dönün.


9 : Yaşamı yansıtın
Bir sokak fotoğrafçısı, gerçek yaşam içinden görüntülemek istediği olayları daha farklı bir göz ile yansıtır. Dolayısı ile sokak çocuklarını, açlığı veya mutsuzluğu olduğu kadar, neşeli ve eğlendirici fotoğraflar da çekmeye çalışın. Konu sınırlandırması yapmayın. Daha sonra fotoğraflarınızı konularına göre kategorilendirebilirsiniz.


10 : Hareketli yerler bulun
Eğer amacınız insanları çekmek ise, metro veya otobüs durakları, parklar veya deniz kenarları gibi çok insanın bulunduğu yerleri tercih edin. Portre çalışması yapmayacak olsanız bile. İnsanların bulunduğu yerlerde hareket vardır. Hareketin olduğu yerde de fotoğraf olur.


11 : Kisisel Alan
Sokaklarda fotoğraflarını çekmek istediğiniz insanlara iki türlü yaklaşabilirsiniz. Birinci yol izin almadan yapılır, vur-kaç taktiği geçerlidir. İnsanları çok iyi gözlemleyin, gerekmedikçe bu yola başvurmayın. Zira, sizi izinsiz görüntü almak ile suçlayabilirler. Ancak, derin açılı objektif kullanıyorsanız, daha dar zoom olanağınız olacağından, karşınızdaki insanı rahatsız etmeden çekim yapmanız mümkün. Unutmayın ki, fotoğraflayacağınız kişiyi rahatsız etmeden ışık ve diafram ayarlarını yaptıktan sonra, bir anda dönüp, istediğiniz pozu yakalama şansınız artar. Ayrıca, bu kadar büyük objektifi kime doğrultsanız bir rahatsızlık yaşar. Kendinizi ‘kurban’ınızın yerine koyarak düşünün. İkinci yol, izin almaktır. Risk azalır ancak konunun konumu bozulabilir. Yine de vazgeçmemelisiniz. İzin alabilmek için çok dostane bir şekilde yaklaşmanız oldukça büyük önem taşır. Fotoğraf makinenizi gösterip gülümseyerek yaklaşmak en ideal yollardan biridir. Eğer karşınızdaki tepki veriyorsa, tartışmaya fırsat tanımadan oradan uzaklaşmak en iyi çözümdür. İdeal olan, karşınızdaki insan ile gözleriniz yoluyla gizli bir anlaşma imzalamak. Böylelikle, konuyu istediğiniz gibi yönlendirebilir, arka plana dilediğiniz açı ile konumlandırabilirsiniz. Tabi bu göz temasını başlatabilmek çok önemlidir. Çoğu fotoğrafçı, insanlar ile temastan kaçındığı için, sadece yaşlıları veya çocukları görüntülemek ister. Eğer iyi bir sokak fotoğrafçısı olmak istiyorsanız, en başta insanlar ile anlaşabilmeyi, fotoğrafta istediğiniz gibi yönlendirebilmeyi öğrenmeniz gerekiyor.


12 : Utangaç olmayın
Utangaç olmayın, hele korkak davranmayı mutlaka bir kenara bırakın. Daha önce de dediğimiz gibi, sokak fotoğrafçısı yaşamın kendisini yansıtır. Hiç tanımadığınız insanların gözlerine bakamazsanız, hiçbir zaman fotoğraf çekemezsiniz. Emin olun, fotoğraf çektikten sonra edeceğiniz bir teşekkür, insanların size olan sempatisini daha da arttıracaktır.


13 : Grup Fotoğrafları
İşin bir diğer yönü ise, insanların sizin fotoğrafçı olduğunuzu anladıklarında, kendi fotoğraflarını çektirmek istemeleri. Teşekkür edin ve oradan ayrılın. Zira, bir grup insanın objektife bakarak çektirdikleri fotoğraflar, sokak fotoğrafçılığından çok uzak karelerdir.


14 : Işık
Öğle vakitleri güneş ışınları oldukça parlak olduğundan, genellikle sabah veya öğleden sonra çekim yapmayı tercih edin. Doğanın renkleri daha doğru olacaktır. Eğer isterseniz, “Warm Filter” olarak adlandırılan, ten tonlarında olan bir renk düzeltme filtresi kullanarak ışık ısısını düşürebilirsiniz. Ancak, binaları fotoğraflamak istiyorsanız, öğle saatlerini daha etkin değerlendirmelisiniz. Sert ışık, binaların hatlarını daha belirgin kılar. Ayrıca, bulutlu havalarda “Soğan kabuğu” denilen, 81 serisi filtre (81a-b-c olarak ayrılır) kullanabilirsiniz. Bu filtre, havadaki fazla mavi tonları dengeleyebiliyor ve fotoğrafınızın daha hoş görünmesini sağlıyor. Ancak, kompakt bir kameranız varsa, filtre takmayacağınıza üzülmeyin. Gerekli yazılımları bilgisayarınıza yükleyerek, fotoğraflarınıza ‘dijital’ filtreler uygulayabilirsiniz.
Işık ayarlamalarını yaparken, kompozisyonu önem sırasına koyun. Eğer insanlar önemliyse, diğer alanlardaki karaltılar veya bazı ışık parlamaları fotoğrafınıza hareket katabilir. Ancak lunaparkta çekim yapıyorsanız ve dönme dolabın ışıklarını çekmeye çalışıyorsanız, insanların koyu tonlarda çıkması gayet doğaldır.


15 : Beyaz Ayarı
Çekim yapmaya başlamadan önce kesinlikle beyaz ayarını kontrol edin. Muhtemelen açık alanlarda olacağınız için, tungsten veya flüoresan ayarları yerine, havanın bulutlu veya açık olmasına göre ayarlama yapmanız gerekmektedir.


16 : Flaş Kullanımı
Özellikle portre çekimlerinizde, isteğinize bağlı olarak yüzdeki gölgeleri azaltmak amaçlı ‘dolgu flaş’dan yararlanabilirsiniz. Sadece karanlık ortamlarda değil, güneşin pırıl pırıl olduğu zamanlarda bile flaş kullanılabilir. Bunun için, dijital fotoğraf makinenizin flaşsız çekebileceği en yüksek diyafram değerini belirledikten sonra, ayarları sabit tutarak sadece flaşı açın. Böylelikle konunuzda oluşan gölgeleri yok edebilirsiniz.


17 : Arka Plan
Çekimini yapacağınız objenin arka planını da kontrol etmeniz oldukça büyük önem taşır. Tecrübeli fotoğrafçılar, görüş açısını değiştirerek arka plan ile oynar ve konunun en iyi oturduğu planlamayı kareler. Yine de hatırlatmakta fayda var: En güzel fotoğraflar, arka planların en doğru şekilde kullanıldığı, bir elektrik direği veya kareye belli belirsiz girmiş bir araç gibi gereksiz ayrıntıların bulunmadığı fotoğraflardır. Yoksa, tamamen düzgün konumlandırılmış bir arka plan, fotoğraflamak istediğiniz konuyu çevresinden soyutlayarak, öne çıkaracaktır. Dolayısı ile, fotoğraf karesini mümkün olduğu kadar bütün olarak görmeye çalışın.


18 : Hareketin Doruk Noktası
Belki bir sigaranın çekildiği an. Belki de gözde oluşan bir anlık parıldama. Yahut, yol kenarında çalışan bir işçinin balyozunu havada en yükseğe kaldırdığı an. Bunların tümü herhangi bir hareketin doruk noktasını oluşturmakta. Bu noktayı yakalamak, balyozun aşağıya doğru inmeye başlamasını fotoğraflamaktan çok daha önemli olduğundan, gözünüzü dört açmalısınız. Bu noktada biraz sabırlı olmalı ve konunun hareketini çok iyi gözlemleyebilmelisiniz. Emin olmak için birden fazla kare çekmenizi salık veririm. Eskiler ne demiş? Tüm yumurtaları aynı sepete koymamak lazım. Dolayısı ile 4-5 pozun en iyisini seçmek her zaman en garantili yöntemdir. Dijital fotoğraf makinesi kullandığınızdan dolayı, kaç rulo film harcadığınızı hesaplamak zorunda kalmayacağınızı unutmayın.


19 : Portreler
Portre fotoğrafı üzerine çalışırken, arka planın daha bulanık olması konuyu öne çıkartır ve ilgiyi konuya çeker. Netlik alanını azaltarak arka planı flulaştırabilirsiniz. Bunun için, diyaframı biraz daha açarak çekim yapmanız gerekmektedir; dijital fotoğraf makinenizi “A- Aperture” yani diyafram öncelikli moda getirmeniz gerekmektedir. Böylece kameranız, seçtiğiniz ışık ölçümüne göre çekim yapabilir. Alan derinliği kurarak, konuyu arka plandan rahatlıkla ayırabilirsiniz. Ayrıca, bakış yönünde bırakılacak bir miktar boşluk fotoğrafınıza hareket getirecektir. Çektiğiniz portreleri, bilgisayarınıza aktardığınız zaman, bir de siyah beyaz hallerine bakın. Gölgelerin ve kontrastın uyumlu olduğu fotoğraflarda, siyah beyaz çok farklı tatlar verebilir.


20 : Panning Gece Çekimleriniz
Sokaklarda gündüz olduğu kadar gece de vakit geçirmek oldukça keyiflidir. İşte gece çekimlerinizi güzelleştirecek birkaç öneri:


21 : Fotoğrafın Katili: Flaş
Flaş, doğru olarak kullanılmadığında fotoğrafınızı temelinden sarsabilir. Rear Curtain Shot - Arka Plan Perdesi olarak adlandırılan ve perdenin pozlamasının bitiminden hemen önce çakan flaş dışında, herhangi bir flaş opsiyonunu kullanmamalısınız. Ayrıca, bazı küçük otomatik fotoğraf makinelerinin flaşları üç metreden sonra etkisini yitirir. Daha büyük SLR kameraların flaşları daha etkili olsalar bile, farklı mesafelerdeki objelerin dengesiz aydınlatıldığını göreceksiniz. Flaş, sadece kapalı alanlarda veya yakın mesafelerde gölgelere dolgu yapmak amacı ile kullanılır. Şu anda çoğu kompakt kameranın flaşını tamamen kapalı tutabilme opsiyonu mevcut. Dolayısı ile flaşlı çekimlerinizde daha dikkatli olmalısınız.
Ek olarak, gece fotoğraflarında, enstantane uzun pozlamaya tabi kalacağı için, hareketli nesneler flu olacaktır. Eğer bulanık görüntülerden hoşlanmıyorsanız, flaş kullanarak hareketli nesneleri sabitleyebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken, diyaframın normal ışık ayarında bulunmasıdır. Böylelikle, flaşın varlığı ortamın ambiyansını bozmayacaktır.


22 : Hep karanlık, hep karanlık!
Beyaz ayarının doğru modda olmaması (ki genellikle otomatik yapmamanızı tavsiye ederiz), ışık ölçümünün ‘multi’ yerine ‘spot’ seçeneğinde tutulması doğru pozlamayı yakalayamamanızla sonuçlanacaktır. Neon lambaları gibi parlak objelere de daha bir özenli yaklaşmakta fayda var. Karanlık gökyüzünün önündeki lambaların, kameranızın otomatik ayarlarında doğru pozlama yapmasını nasıl bekliyorsunuz ki? En iyi yöntemlerden birisi ‘multi’ modunda ışık ölçümünü kullanmanızdır.


23 : Yasak Sokaklar
Askeri bölgelerin yakınları veya bazı kamu alanlarında fotoğraf çekmek yasaktır. Bu tip uyarı yazıları taşıyan yerlerden uzak durun. Eğer ortalıkta herhangi bir yazı göremiyorsanız ve yine de emin olamıyorsanız, ortalıkta dolaşan görevlilere danışmadan çekim yapmak başınızı belaya sokabilir. Nitekim, çoğu süper marketin içinde uyarı yazısı yoktur ancak, fotoğraf çekmeye kalkıştığınızda güvenlik görevlileri size müdahale edecektir.




24 : EXIF de ne?
Fotoğrafların EXIF değerlerine bakıp, sonraki çekimleriniz için bunu bir referans olarak kullanabilirsiniz. Fotoğraflarınızı bilgisayarınıza aktardıktan sonra, kullandığınız yazılım içerisinde fotoğraflarınızın EXIF değerlerine mutlaka bir göz atın.


25 : Detaylarda saklı gerçekler
Gerçekten güzel bir fotoğrafın illa bir insan, belirli bir hareket ya da uyumlu renkler içermesi gerekmemektedir. Sokaklarda bulunan minik detaylar bazen bir bütünden çok daha çarpıcı olabilir.


26 : Hoşunuza giden yerleri sık ziyaret edin
Gezmeye devam ettikçe bazı yerler favori mekanlarınız haline gelebilir. Değişen ışık şartları, değişen konular ve diğer etkenleri göz önüne alarak fotoğraf çekin.


27 : Mağazalar ve kafeler
Mağazalar ve kafeteryalar sokakların doğal süsleridir ve oldukça ilgi çekici olurlar. Vitrinler ve kafede oturan insanları fotoğraflamayı deneyin. Eğer flaş kullanacaksanız, vitrin camı veya ayna gibi yüzeylere mümkün olduğunda çapraz yaklaşın ki, flaşın ışığı objektifinize geri yansımasın.


28 : Makro Çekimler
Bazen bir iskelenin ayağı ya da kirli ve paslı bir su borusunu makro çekmeyi deneyin. Konunun ne olduğu fotoğrafınızda tam olarak anlaşılmasa da, oldukça ilginç görüntüler yakalayabilirsiniz.


29 : Zoom In - Zoom Out
Metro, tren ve vapur istasyonu veya açık hava diskoları gibi kalabalık mekanlarda çekim yaparken, objektifiniz ile zoom in veya zoom out yaparak alacağınız bulanık görüntü, ortamın hareketliliğini fotoğrafa da aktarır. Normalden biraz daha uzun tutulmuş pozlama değeri ile çekim yaparken zoom in veya zoom out yapın
__________________

Alıntıdır
Kaynak: 
yorumla.net/fotografcilik 

21 Mart 2012 Çarşamba

650D mi geliyor_?

   Bugün ortaya çıkan bir söylentiye göre Canon EOS 650D, 1 aya kadar gelebilir. 600D ‘den biraz daha geliştirilmiş özellikleriyle gelecek olan Canon EOS 650D, özellikle videoda çok daha geliştirilmiş otomatik netleme özelliğiyle dikkat çekmeye çalışacak. Üzerinde büyük ihtimalle 18-135 gelecek ve bu 18-135 çok daha sessiz otomatik netleme yapacak.

Tahmini özellikler:
- 18.1 Megapiksel
- DIGIC 5 İşlemci
- Dokunmatik ekran
- WiFi
- Videoda otomatik netleme
Kaynak: http://www.canonrumors.com/2012/03/rebel-t4i650d-information-cr1/

9 Mart 2012 Cuma

HDR Tekniği

HDR Tekniği her zaman çok merak edilen konulardan biri oldu, HDR fotoğraflar hep çok merak uyandırdı, çok indirildi, nasıl yapılıyor diye çok soru sordurdu. Biz de bunu göz önüne alarak HDR ile ilgili bir bölüm hazırlamaya karar verdik. Bölüm bölüm HDR Nasıl Yapılır anlatacağız, bizi izlemeye devam edin…

HDR Tekniği 

I. Bölüm
HDR İçin Gerekli Program
HDR için çekilen fotoğrafları birleştirmede birkaç program kullanılmaktadır. Photoshop kullanabileceğiniz gibi; genelde profesyonellerin tercihi gördüğüm kadarı ile Photomatix Pro olmuştur. Tabi bunun yanında aşağıda sıralayacağımız daha bir çok program da mevcuttur. O yüzden; bu tür HDR tekniğini uygulayabileceğiniz programlardan birinin bilgisayarınızda bulunması gerekmektedir.
HDR Nedir?
HDR; “High Dynamic Range” teriminin kısaltılmışıdır. Bu; bir veya çekilen birden fazla fotoğrafın, birleştirildiği, tek bir odak ve deklanşör hızında, kontrastlarının ayarlandığı, çekim öncesi bir ön işleme tekniğidir. Bu teknik ile çekilen fotoğraflar ile normal çekilen fotoğrafların görüntüleri arasındaki bariz farklar size; bu yöntemin ne kadar iştah kabartıcı olacağını gösterecektir. Burada anlatılacaklar, temel HDR tekniği ile başlayacaktır, daha sonra fotoğrafların can alıcılıklarını artırmaya yardımcı olması için; birkaç adım daha olacaktır.
Şunu unutmayalım ki; insan beyninin görüntüleri tutma şekli ile bilgisayarın resim dosyalarını tutma şekli bir değildir. Tek bir diyafram, deklanşör hızı vs. yoktur. Aslında; çok iyi makineleri ile bir çok profesyonel fotoğrafçı bile, tam olarak gördüklerini çok nadiren kareleyebilmektedirler. Temel makine doğaları ile kameralar, “görüntü”leri, hatları, biçim ve gölgeleri yakalamada çok iyidirler – ancak zihnin algıladığı ve haritalandırdığı bir sahneyi yakalamada iyi değildirler. Görüntüdeyken, gözünüz ileri ve geri hareket eder, kimi alanlara daha fazla ışık verirken, kimi alanlara da daha az ışık düşürür ve bu şekilde; sahnenin karmaşık desenini oluşturmuş olursunuz. Şimdi, HDR işlemini keşfederken; bu fotoğrafların bu tür derin duygu ve anıları, daha somut bir yolla size hissettirdiğini göreceksiniz. Normal bir fotoğrafa göre bu; beyninizi “aldatma”’nın gerçekten çok daha güzel bir yoludur.
Aşağıdaki fotoğraflar da zaten  bunu size kanıtlayacaktır. İlk fotoğraf, D. C.’de Smithsonian Institution’da çekilmiştir, teknik düzgün uygulandığında size nasıl görüneceğini de göstermektedir.


Üzerinde Çalışacağımız Fotoğraf

1.  Adım: Araçlarınızı Hazırlayın.
Kullanılan Programlar (Önem Sırasına Göre)
  • Photomatix Pro (gerekli)
  • Photoshop (önerilen) – Eğer eğitimi takip ederseniz, göreceksiniz ki; yukarıda Photomatix’ten gelen “clean up” (temizleme) problemleri için Photoshop kullanılması önerilmektedir. O yüzden kesin bir gerekliliği olmamak ile beraber önerilmiştir.
  • Noiseware Professional (opsiyonel) – HDR işleminde kullandığınız programda gidermeye çalışsanız dahi bir miktar noise oluşabilmektedir. Bunun içinde Noiseware Professional kullanılabilir.
  • Topaz Adjust (opsiyonel ve muhteşem) 
  • Başka ne kullanabilirim? – Bunların yanında isteğe bağlı olarak Nik ve onOne Plugin kullanılabilir. Ama şimdilik gerek yok.
 

Photomatix Pro Programın’ın Görüntüsü (İlk Açılış Ekranı)

Alıntı: http://www.stuckincustoms.com/hdr-tutorial/


II. Bölüm
2. Adım: Ekipmanlarınızı Toparlayın.
HDR bir imaj elde edebilmeniz için, aşağıdakilere sahip olabilen bir makineye ihtiyacınız var;
  • “Auto-bracket” veya “Auto-exposure” modlarında çekim yapabilen bir makine. Aslında bu Auto Bracket ve Exposure’un birebir bir manası yok ama Bracket için “basamaklama”, Exposure için de; “pozlama” şeklinde kullanımlar mevcut. Makinenizin menüsünden de kendilerini görebilirsiniz.
  • Veya RAW’da çekim yapabilen bir makine.
Tek bir RAW dosyasından düzgün bir HDR elde edebilecek olsanız da, Autobracketing özelliği olan bir makine kullanmanız tavsiye edilmektedir. Autobracket olayı, farklı pozlama değerlerinde, bir resmin hemen ardından  en az 3 resim çekebilme yeteneğidir. Bazen “Exposure Bracketing” yani “Poz Basamaklama” olarak da geçebiliyor. Kameranızdaki menünüze hemen bir göz gezdirin ve “Autobracket” kelimesini arayın, ki bu; kimi makineler de -2, 0, +2 olarak da görülebilir sadece. Zaten bir DSLR makineniz varsa, o zaman buna da sahipsiniz demektir.
Çoğunlukla insanların sorduğu soru; “Hangi ekipmanlara ihtiyacım var? “ ya da; “Vay, bunları çekmek için bayağı iyi bir makinen olması lazım” gibisinden sorular. Şuan piyasadaki bir çok DSLR makine ile sizler de, çok rahatlıkla HDR fotoğraflar elde edebilirsiniz.
Şunu unutmamak lazım ki; kesinlikle bir tripod ’a (ayakları yere sağlam basan, makinenizi üzerindeki ekipmanları ile taşıyabilen ve sallantı yapmayan) ihtiyacınız var. Çünkü çekeceğiniz 3 farklı pozlama değerindeki resim, makine hiç kıpırdamadan çekilmelidir. Hatta kimileri bunun için, makine deklanşöre basarken bile sallanmasın diye bir wireless remote (kablosuz uzaktan kumanda/tetikleyici) kullanmaktadırlar. Basit olarak ben Yonguo’lardan kullanıyorum.

Önce

Sonra


%100 görünümdeki detaylar. HDR hakkındaki bir güzel şaşırtıcılıkta, piksel boyutunda resmi çok güzel gösterebilmesidir.
3. Adım: Dünyaya HDR Olarak Bakın.
Işık Seviyelerine Güzel Bir Örnek
Şimdi; fırlatma rampasındaki son gecesinde çekilmiş olan Uzay Mekiği resmi üzerinde çalışalım. Burada adım adım ilerleyeceğiz.
Bu; beyninizi ışık seviyeleri ile ilgili olarak yeniden eğitmek için güzel bir örnek. Şunu unutmayın ki; eğer orada olduğunuzda, yani sahnede iken, beyniniz, gözleriniz sahne etrafına gezinirken, beyniniz kontrolü ele alır. Aklınızda bulunsun, beyniniz, kameranın yapamadığı ışık seviyelerini filtre edebilir.
4. Adım: Autobracket Olarak Resimleri Çekin ve HDR İçin Hazırlayın
Kameranızı Aparture Priority (“Diyafram Öncelikli”) moda getirin. Bu çok önemli çünkü çoklu fotoğraflarınızda farklı flu alanlar olsun istemezsiniz.
Autobracket ’i açın. Bu ayarda 3 fotoğraf çekiyorsanız değerlerini -2, 0 ve +2’ye ayarlayın. Nikon D3x ’te genellikle -2, -1, 0, +1, +2 değerlerinde 5 fotoğraf çekmeyi tercih ediyorum. Aslında 3 resim çekmeyi tercih ederdim ama bu kamera sadece 1 adımlama yapıyor. Koşulların %95’inde, bu -2 ve +2 aralığı sizi tatmin edecektir.
Başka iyi fikirler;
  • Koşulların %95’inde, -2’den +2’ye gitmek ışık aralığı için yeterlidir.
  • Yapabiliyorsanız RAW’da çekim yapın. JPEG de iyidir ancak RAW formatı işleme sonrası size daha fazla esneklik verir. RAW fotoğraflar, JPEG’e nazaran daha fazla ışık bilgisini içerir. Lütfen unutmayın; Photomatix ’te işleme yaptığınızda RAW’lar JPEG’den daha iyi olmuyorlar.
  • Terminatör gibi kollara sahip olmadığınız sürece tripod kullanın.
  • Eğer tripod kullanmıyorsanız sorun değil. Photomatix programı, fotoğrafları hizalayabilmektedir.
Aşağıda, Uzay Mekiğinden alınan beş resmi görebilirsiniz.

5 farklı pozlamada çekilmiş (-2’den +2’ye) 5 resim.
5. Adım: Photomatix Kullanımı
Photomatix fotoğraflarınızı alacak ve onları HDR ’ye çevirecektir. Daha sonra siz, tonemap işleminiz resim üzerine uygulayın, JPEG formatında kaydedebilirsiniz. Şimdi size bu aşamalar anlatılacaktır.
Photomatix’i birkaç yoldan çalıştırabilirsiniz;
  • Birkaç Autobracket ’li fotoğraftan tek bir HDR imajı oluşturmak için (yeni başlayanlar için en yaygın olanı ve bu eğitimlerin temeli olan).
  • Büyük bir HDR harmanı oluşturmak için.
  • Tek bir RAW fotoğrafı HDR’ye çevirmek için.
Photomatix ilk yüklendiğinde bir menü göreceksiniz.
Not: Burada 5 JPEG imajı göreceksiniz. 5 adet RAW, JPEG’e dönüştürülmek için Lightroom kullanıldı. RAW fotolarını olduğu gibi Photomatix ’te açabilirsiniz ancak Photomatix bu oturumu kendi kendine yapacaktır zaten.

Program ilk açıldığında solda “Load Bracket Photos”a tıkladığınızda bu ekran karşınıza gelecektir. Burada “Browse”a tıklayarak fotolarınızı bulunduğu yerden seçerek programa aktaracaksınız. Aşağıdaki resimde olduğu gibi.


Fotolarınızı seçin ve sonra “Load” butonuna tıklayın.
Şimdi karşınıza çıkacak olan penceredeki elementleri tanımlayalım ona göre dilediğiniz işleme göre bir seçeneği seçin.

Bu pencerede;
  • Eğer kameranızın çekimde sallandığını düşünüyorsanız “Align Source Images” seçeneğini seçin. Bu; resimleri hizalayacaktır.
  • Eğer bir hareket veya “ghosting” olduğunu düşünüyorsanız, “Reduce ghosting artifacts” seçeneğini seçin.
  • Bunu yaptığınızda karşınıza bir ekran daha gelecektir. Bu ilave ekranda fotoda ghosting olduğunu düşündüğünüz yerleri seçebilirsiniz. Bundan sonra, bu ghostlu imaj yerine hangi bileşenli fotoğrafın kullanılacağına karar verebilirsiniz.
  • Çeşitli lenslerinizde can sıkıcı kromatik bozukluklar oluşabilir (bazen yeşil veya mor dış hatlar şeklinde) ve bunu en aza indirmek için bu seçeneği kullanabilirsiniz.
Process butonuna basın ve fotonuz işlenmeye başlasın. Eğer yukarıda bahsedilen kutucuklardan herhangi birini işaretlediyseniz bu işlem biraz uzun sürebilir.

Yukarıda bu resim için seçilen seçenekleri görebilirsiniz. Anahtar ayarlama “Lightning Adjusment”dır yani “Işıklandırma Ayarlaması”dır. Bu konuda dikkatli olun.
Aşağıdaki Varsayılan  ayarları görebilirsiniz. Eğer bir şeyler yapıp yapamamaktan korkuyorsanız sadece “pre-made tumbnails”leri yani “önceden ayarlanmış” olanları kullanabilirsiniz. Yazının geri kalanı buradaki seçeneklerimizi gösterecektir.

  • Strength – Bunu her zaman %100’de tutun. Eğer size çok güçlü görünürse, daha sonra isterseniz Photoshop’ta halledebilirsiniz.
  • Color Saturation – Bu renk doygunluğu kaydırma çubuğunu makul bir değerde tutun. Fotoyu aşırı doygun yapmayın. Tekrar edelim; her resim farklıdır. Renkler arasında farklar vardır ve unutmayın ki; HDR ışıkla alakalıdır, aşırı doygunlukla alakası yoktor.
  • Luminosity – Bu “painterly effect” “resimsel etki” için kullanılır. Çubuğu çok sağa çekmek resimde daha az kontrast olmasını sağlar. Günışığı ile çekimlerinizde “hale” problemleri yaşarsanız, bu çubuğu oldukça sağa çekebilirsiniz.
  • Detail Contrast – Bu gizemli kaydırıcı, renklerde çok küçük ölçeklerde detay ve dalgalanmalar oluşturmak için yardımcı olur. Diğerlerinde olduğu gibi doğru yerde olduğuna inana kadar kendisi ile oynayabilirsiniz. Genellikle en sağa getirmek daha karanlık oluşumlar oluşturur.
  • Lighting Adjusments – Bu çekimin “HDR’liğini” göstermede çok önemli bir kaydırıcıdır. Ne kadar sola gelirse o kadar hayali bir etki oluşturur.
  • White Point & Black Point – Görüntü içine biraz siyah katmak diğer renkleri rezonansa getirecektir. Beyazı ayarlayın ki; böylece resmin parlak kısımları dışarı atılmamış olsun.
  • Diğer kaydırıcıları aslına bakarsanız çok fazla kullanmıyoruz.

Kullanacağız kaydırıcılar sarı ok işaretleri ile gösterilmiştir.

İşlem Tamamdır!
Şimdi Process’e tıklayın ve bırakın HDR resminiz oluşsun. Daha sonra resmi, Yukarıdaki “File” sekmesindeki “Save as..” kısmından JPEG olarak kaydedebilirsiniz.

Bu adım kimilerine daha ileri bir seviye gibi görünebilir ama elinde Photoshop olan herkes için çok kolay bir adım. Tek yapmanız gereken burada anlatılan adım ve resimleri takip etmek kendi çekimlerinize uygulamak.
İLERİ TEKNİKLER – 1. ADIM – PHOTOSHOP
Geçen bölümde de anlattığımız gibi; Photomatix gerçekten harika ancak elde ettiğiniz resimlerinizdeki bazı bölümlerin elbette iyileştirmeye ihtiyacı olabilir. Burada da; Photoshop devreye giriyor.
Aşağıdaki resme bakarsanız bunu daha rahat anlayacaksınız zaten.

4 önemli noktayı sarı hatlar içine aldık. Bunlar üzerinde oynayacağımız alanlar.
Gördüğünüz gibi resimde göze çarpan dört alan var. Ve bunların biraz üzerinde oynanması gerekiyor. Peki bunu nasıl yapacağız?
1.    Photomatix’te oluşturduğumuz JPG uzantılılarla birlikte çektiğiniz tüm resimleri Photoshop’a dahil (Import etme özelliği) edin. (Bunu aşağıda anlatacağız…)
2.    “Masking” yöntemi ile fotoda bozuk olan alanları düzeltin.
3.    Photomatix bir kısım yapmış olsa da; resmini biraz keskinleştirin. Yani “Sharpen” özelliği ile…
4.    Resimdeki gürültülü (noise) kısmı düzeltin.

Tüm katmanlar Photoshop’a eklendikten sonra katmanların en üstünde ok ile gösterilen yerde Photomatix’te Tonemapped şekliyle oluşmuş olan resmimizi görebilirsiniz. Demek ki neymiş? Photomatix’te yaptığımız resmi de ekliyoruz :)
Kaç adet resim eklediniz şimdi? Aslında bu sizin kaç tanesini karıştırmak istemenize bağlı. Bu durumda biz 5 adet resmi eklemiş olduk. +2,+1,0,-1,-2 pozlama değerleri ile çektiğimiz resimler yani… Bunların hepsini kullanmayacağız ancak bozuk parçaları düzeltebilmemiz için bir sürü seçeneğimiz var.
Devam ediyoruz…
YIĞMA (STACKING) ve FOTOĞRAFLARI HİZALAMA
Aşağıdaki ekran görüntüsünde, Photoshop ekranınızda görünecek olan Layers bölmesini görebilirsiniz. Burada 6 adet layer yani katman göreceksiniz. Photomatix’ten elde ettiğimiz resim bunların en üstünde. Eğer sizdeki altta duruyorsa, onu tutup, sürükleyip en üste getirebilirsiniz. Sıranın önemi yok…

Layer panelinin yakından görünümü. En üstteki görünür olandır. Sol taraflarında bulunan göz işaretlerini açıp-kapatarak hangilerinin görünebilir olacağına karar verebilirsiniz.
Fotoğrafları Import etmek için birkaç farklı yol var. Bunun en kolay yolu da aşağıdaki gibidir;
1.    Eğer Adobe Bridge sahibiyseniz (Photoshop’la birlikte gelir zaten çoğunlukla), tüm fotoları seçebilirsiniz ve sonrasında yapmanız gereken; Tools>Photoshop…>Load Files into Photoshop Layers… adımını takip etmek olacak. Yaptıysanız işlem tamamdır.
2.    Tüm resimleri Photoshop’ta açtıktan sonra çoklu resimlere sahip olacaksınız. Katmanlarınızı dilediğiniz gibi sıralayabilirsiniz (sürükleyip bırakarak).
2. ADIM – MASKELEME (MASKING) – KORKACAK BİRŞEY YOK

Buradaki alanlar maskeleyeceğimiz alanlardır. Photomatix’ten bize aydınlık gelen alanları bir parça karanlık yapmak istiyoruz.
Resimde gördüğünüz ve katmandaki resme zincir ile bağlıymış gibi görünen siyah beyaz kara, bize yukarıdaki fotoda seçili alanı göstermektedir. Photoshop’ta Brush (Fırça) ile bu alanı karanlıklaştırıyoruz. Brush’ın kalınlık ve opacity özelliğini de programda üst kısımda ayarlayabilirsiniz. Resimde gördüğünüz beyaz daire benim fırçamdır. Herkes brush’ın ebadını kendine göre ayarlayabilir.

Yukarıda da dediğim gibi beyaz kısım mask’tır.
Peki; bu mask’ı oraya nasıl getirdik? Yine yukarıdaki resimde göreceğiniz üzere; Altta bulunan içinde beyaz daire olan simgeye tıklayarak bu mask’ı seçili katmanımızın yanında oluşturuveriyoruz.
Mask’ı oluşturmak için aşağıda birkaç detay adım bulabilirsiniz;
1.    En üstteki katmana tıklayın.
2.    Menü > Layer > Create Layer Mask > Reveal All.
3.    Brush aracını seçin ya da B’ye basın.
4.    Yukarıda ayarlamanız gereken iki alan göreceksiniz;
  • Opacity” – Bunu %30’a getirin.
  •  Brush – Buna tıklayın ve açılır menüden Brush boyutunu %100 yapın (siz farklı da seçebilirsiniz).
-    İPUCU: Brush boyutunu hızlıca ayarlamak için “[“ ve “]” simgelerinizi klavyeden kullanabilirsiniz.
5.    Şimdi o beyaz kare alanı göreceksiniz yani Maskeleme alanını. Küçük Beyaz Kutuya tıklayın, çünkü bu kutu maskemizi temsil ediyor.
6.    Seçilmiş renginizin sağ tarafta BLACK (SİYAH) olduğundan emin olun.
7.    Foto üzerinde fırçanızı kullanmaya başlayın. Her bir fırça darbeniz katmanı %30 daha transparan yapacaktır. Eğer aynı alana sürekli fırça uygularsanız bu değeri %100’e çıkarmış olursunuz.
KATMANLARI BİRLEŞTİRME (MERGING)
İki katmanı birlikte maskeledikten sonra, menüdeki MERGE LAYERS ile veya Ctrl+E yaparak katmanları birleştirin. Bu; iki katmanı tek bir katman yapacaktır.
3. ADIM – KESKİNLEŞTİRME (SHARPENING)
Photomatix programında işlem gördükten sonra resmimizde bazı alanların yumuşamış olması muhtemeldir. Bunu da Photoshop ya da benim tercih ettiğim program olan Topaz Adjust ile yapabilirsiniz.
Aşağıdaki resimde benim kullandığım alanları görebilirsiniz. Okla gösterdiklerime dair yan tarafta açılan paneldeki kaydırma çubukları ile resminize dilediğiniz gibi etki verebilirsiniz.

Keskinleştirmek istediğiniz alanı seçerek program ile üzerinde oynamalar yapabilirsiniz.
4. ADIM – GÜRÜLTÜ (NOISE) AZALTMA
HDR çalışması sonucu resminizde noise olması muhtemeldir. Maalesef bu oluşuyor ama bu giderilemeyecek bir şey değil elbette ki.
Burada da bir program kullanacağız… Noiseware
Burada detaylı olarak programı anlatmayacağım. Tek söyleyeceğim, üzerinde çalışmadan önce Duplicate yani resmin bir kopyasını alın programda. Bu kopya üzerinde çalışın. Ne olur, ne olmaz…
Aşağıdaki resimde de göreceğiniz gibi, resmin ilk hali solda ve final hali sağdadır. Noise azaltma uygulayacağınız bölgeyi seçmeniz ve üzerinde işlem yapmanız yeterli olacaktır. Her zamanki gibi aynı işlem mantığı. İşlem yapacağın alanı seç, üzerinde çalış, işlemi bitir…

Solda noise olan ve sağda da işlem sonrası gürültünün giderildiği bölgeyi görebilirsiniz.
Umarım faydalı olabilmiştir. İşinize yaraması dileği ile…

Alıntı: http://blog.fotografium.com